Geçmişe takılıp sürekli geriye bakmanın iyi olmadığını söylerler. Gerçi bunu diyenler her şeyi söylüyor, pek takılmamak lazım. Bugün fark ettim ki, geldiğimiz yeri unutmamak için arada bir geriye dönüp bakmak aslında gerekli. Sadece ileriye odaklanarak yaşayamayız. İnsanın nereden, nasıl geldiğini unutmaması gerekiyor. Hepimiz bir yerlerden geliyoruz; aşağıdan ya da yukarıdan... Önemli olan şu an ne olduğun, neye hizmet ettiğin ve içinde nasıl bir insanı barındırdığın.
Şimdiki beni beğenmiyor ve değiştirmeye çalışıyor olabilirim ama geçmişte de kendimi beğenmiyordum. Oysa şimdi geçmişe dönüp baktığımda, aslında o zamanlar ne kadar iyi olduğumu, kendime haksızlık ettiğimi görüyorum. Eminim gelecekte de şimdiki halim için aynı şeyi hissedeceğim ve yine kendimle uğraşacağım. Peki, ne gerek var? Yarın özlemle ve 'ne iyiymişim' diye bakacağım şimdiki halimi, bugün neden illa değiştirmeye çalışıyorum? Kendini sevip kabul etmek varken, bu sürekli kusur arama ve değiştirme çabası neden? Bir laf vardır: 'El itini överken, biz kendimizde kusur arıyoruz.' Tam olarak durum bu.
Hayat, bir şeyleri bu kadar kafaya takacak kadar uzun değil...